05 Eylül 2010 Pazar - 02:17:25
Paylaş
PDF
Yazar Kanires.NET HABER   
Çarşamba, 07 Temmuz 2010 08:38

 

 

Kardelen ayşeye açık mektup kanireş karlıova || kanires.net

 

 

Acın büyük. Çok büyük! Hayat arkadaşını kaybettin. Öfkeni anlayabilirim elbette! Ama ötesini değil!

İlk öfke, biraz da yanılsamadır. Yatağını bulursa anlamı değişir elbette öfkenin! Ama ben şu andaki öfkenle ilgiliyim.

Sana karşı açık olacağım. Ve de sert! Başka yolu yok çünkü. Sen öfkenle asla yapılmaması gereken şeyi yaptın. Eşini ellerinden alanlara alet oldun ve de olmaya devam ediyorsun.

Üzgünüm, baştan söyledim, açık konuşacağım diye!

Görmüyor musun gittiğin yol yeni ölümlerle döşeli!

Bugün gazetelerde gördüm asker olacakmışsın! Bundan dolayı seni kutlayanlar çoktur. Ne mutlu ki bana onlardan değilim!

Kardelenleri hala çok seviyorum, sana ön ad olarak takılmış olmasına rağmen!

Farkında değil misin, sen kardelenleri kanattın!

Her şey, Kardelen Kampanyası'yla mı başladı, emin değilim. Fakat şuna eminim ki; her şey senin bir Kürt olarak, savaş ve yoksulluk coğrafyasına doğmanla başladı.

Sen "orada" doğdun. "İç ülkede". Oraya aitsin.

Okumak hakkındı, benim gibi. Kardelen bursuyla okudun. Kastamonu’da. Benim memleketimde hem de! Öğretmen de oldun. Buna sevindim gerçekten. Senin sevincine dokunabilirim, çünkü aynı “sınıftayız”. Bir zaman deterjan kutularının arkasında verilen kuponlar vardı, bilirsin, mesela benim romanlarım o kitaplar oldu! Seninkiler gibi. Çünkü aynı “sınıftayız” biz! O nedenle yoksulluğunu ve yoksulluğun içinde elde ettiğin başarının hazzını, elde ettiğini yitirmemek için verdiğin kavgayı anlayabilirim. Ama ötesini, kendini reddetmeni anlayamam.

Televizyondan konuk oldun evlerimize. Haydi Kızlar Okula kampanyasının simgesiydin! İzledim. Tapınağa yeni köleler bulmak için Kardelen Elif’ten iyisi olmazdı, dedim!

Haberini gördüm bir gün gazetede, 300 liraya sözleşmeli öğretmen olmuşsun. İtiraf etmeliyim güldüm bu duruma acı acı. Hayat, iki dünya dedim! Seni, toprağından koparıp öğretmen yaptılar ama hala onlar için ötekisin! Benim gibi!

Sonra, bir jandarma uzman çavuşla evlenmişsin. Bu konuda bir söz etmeyeceğim. Herkes aşkını kendi bildiğince yaşar çünkü.

Hayat arkadaşını kaybettiğini duydum yakın zamanda. İçim yandı biliyor musun? Evet, doğru, ateş düştüğü yeri yakıyor. Ama farkında değil misin, tapınağına köle olduğun o omzu apoletleri koca ağızlı adamların yaktığı ateş hepimizi yakıyor.

Ailemden kimseyi bu savaşta henüz kaybetmedim. Ama yeğenlerim var asker çağında. Ve de yıllardır durmayan bir vicdan kanaması. Tarifi zor bir hal bu! İnsan etnik kimliğini tercih edemez, o kimliğe doğar. Ve insan, iradesi dışında olan bu durumdan herhangi bir övünç duyamaz. Çünkü insan sadece iradesiyle yaptıklarıyla övünç duymalı. Utanmamalı da! Fakat 30 yıldır süren bu savaş utandırdı beni etnik kimliğimden! Çünkü bu savaş, benim anadilimle yürütülüyor. Benim anadilim, bir başkasına işkence olarak kullanılıyor. Bu vicdanı kanatmaz mı?

Aramızda ters bir denklem var. Sen, kendine sahip çıkarak var olabilirsin, ben ise reddederek. Sen Kürtlüğüne sarılmak durumdasın, ben ise Türklüğümü reddetmek. Bu savaş bitinceye kadar!

Ama sen bunu yapmadın! Kendini reddettin, sana kendin olmayı öğretenleri reddettin!

Askeri olmak istediğin TSK'nın başı İlker Başbuğ daha yeni söyledi: “30 bin kişiyi öldürdük, ama bitmedi diye?” Neden bitmediğini düşünmemiş olamazsın Kardelen Elif?

Eğer düşünmediysen o zaman ben senin hakkında daha kötüsünü düşüneceğim ve sana diyeceğim ki: Sen, bu savaşta Kürtlere yani kendi halkına karşı kullanılmak üzere üretilmiş bir mamulsün!

Sen kendin değilsin ki! Ne acı ki sen Kardelen Kampanyasının başarısısın. Kardelenli asimilasyonun amacına ulaştığının somut bir göstergesisin.

Biliyorum, ağır sözler bunlar.

Ama daha fazlasını hak ediyorsun! Çünkü öfken yatağını bulup akması gereken yere akacak gibi görünmüyor.

Hatırlasan köyünün kardelenlerini ya da sümbüllerini ve desen ki, "kocamı bu savaş öldürdü", belki yer yerinden oynamaz Elif ama taşlar yerinden oynardı.

Farkında mısın, senin doğruyu bulacağına dair küçücük bir umudu aklımda tasavvur ettiğimde sadece Elif diyorum.

Sen, köle yapıldığın o tapınağı yıktığın gün sana “kız kardeşim Elif” diye seslenmeyi ne çok istediğimi bilemezsin Kardelen Elif!

 

Bunu bir türk Kardelen Elife mektup olarak yolladı.

Yorumlar

avatar Çiya
0
 
 
Yorumlarınız Site kuralları dahilinde olmadığından yayımlanmadı.
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar ROJDA
0
 
 
Yorumunuz site kuralları dahilinde olmadığından yayınlanmadı.
Cuma 13 Ağustos 2010, 06:16
Gönderiyi Cevapla
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
Yorumu Gönder
 

Köşe Yazarları

Hava Durumu

An error occured during parsing XML data. Please try again.

Anketler

Kanireş Ferhengi Nasıl Buldunuz