05 Eylül 2010 Pazar - 01:36:23
Radyo Kanireş || Kanires Karlıova
Kanireş Web Ferheng.
Paylaş
ANCAK BU KADAR! PDF Yazdır E-posta
Yazar evin_12   
Cuma, 28 Ağustos 2009 14:36

Geçen gece ulusal kanalların birinde ‘’iktidar’’ ve ‘’ana muhalefet partisi’’ tartışıyor ilgimi çekti yeni şeyler duyarım umuduyla izlemeye koyuldum… Yeni şeyler duyduğum söylenebilir ama bunun içinde ‘’umut’’ yoktur herhalde. Türkiye’nin en köklü ve ‘’sözde sol’’ partisi CHP Milletvekilini dinlemek herkese olduğu gibi bana da işkence gibi geldi. Hükümetin ne kadar açılacağı bile belli olmayan ‘’kürt açılımında’’ bu kadar endişelenmeleri içler acısıydı! Türkiye’de geç kalınmış demokratik açılımların başında gelen bu sorunda CHP’nin öncü olmasını beklerken CHP yine her zamanki gibi ‘’muhalefet’’ kaldı ve dün gece CHP’nin asırlardır muhalefette kalmasının cevabını da aşağı yukarı vermiş oldu. Sayın Baykal ve saz arkadaşları ya sağını solunu bilmiyor ya da bu ülkede sol ancak bu kadar olabiliyor? onlara tavsiyem acilen sol’un gerçek anlamlarını bulup az da olsa uygulamaya çalışsınlar ya da tüzüklerinden ‘’demokrasi’’ ve ‘’sol’’ kelimelerini çıkarsınlar çünkü CHP solun ‘’S’’sini hak etmiyor.  Aslında CHP’den daha fazlasını beklemek hata olur yıllardır yaptıkları ortada ya bir adamın eline bir çanta tutuşturur sağda solda tehditler yağdırırlar ya da sadece ‘’muhalefet’’ olmak için birilerine muhalefet olurlar. Herhalde bir yerlerde halen solu bilen CHP’liler vardır çok merak ediyorum türü tükenmeye yüz tutan bu adamlar bu azaba nasıl katlanıyorlar? Bu kadar faşizanca bir tutum sergileyen partilerinin bundan sonra hangi taraflarından tutacaklar? Ama kazandıkları bir şey var ki CHP bir sağ partiden daha iyi bir sağ oldu bunu da isterler miydi bilmiyoruz?

MHP kimseyi şaşırtmadı ve her zaman gittiği yoldan son gaz ilerledi. Ama açılımı ret etmelerindeki neden Türkiye’nin halini yine acındırıyordu bizlere… MHP halen işin inkâr noktasında kalmış. yahu bunları dürtüp uyandıracak kimse yok mu acaba? Bu insanlar halen hatırlamak dahi istemediğimiz inkar dönemlerinin ağzı ile konuşuyorlar… Hani şu ‘’kürtler aslında dağlı Türklerdir kürtçe diye bir dil yoktur’’, ‘’kürtler Türklerin karda yürürken çıkardığı kart-kurt

Sesinden türemiştir’’ dönemleri. Evet o dönemler oldukça kötüydü: bu konuda onlarca kitap yazılmış ‘’bilim adamları’’ seferber edilmiş ne olduğu belli olmayan belgeler sunulmuş, asimilasyona oldukça geniş bir bütçe ayrılmış ama başarısız olunmuş. Günümüzde bu hatanın farkına varabilmişiz diyoruz ama böyle konuşmalar bize bir daha böyle cümleler kurmaya müsaade etmiyor çünkü bazıları daha varamamış, bazıları vatanseverliğini başka bir ırktan nefret ederek onu inkar ederek ispatlamaya çalışıyor. Ben halen bunların nasıl vatansever olduğunu anlayamıyorum. Bu insanların resmi kurumlarda oluşturduğu teşkilatların yaptığı anlaşılmaz şeyleri ve insanları artık ‘’Türklük’’ takıntısıyla çileden çıkardıklarını herkes biliyor herhalde. Dolayısıyla her zamanki MHP diyoruz ve şaşırmıyoruz umarım bir gün MHP hepimizi şaşırtacak?

Gel gelelim devrim adamlarına. Turgut Özal’dan sonra doğrusu bizi bu konuda heyecanlandıran tek parti oldu AKP… Nasıl yapacaklar ne kadar esnek olabilirler bunu kestirmek zor ama böyle bir adımdan büyük çoğunluğumuz memnuniyet duymuştur sanırım. Bu süreçte AKP’nin doğru tavırlar almasını bekliyoruz tabii daha doğru tavrı göremedik. AKP’yi temsil eden milletvekili bunu gösteremedi: CHP’li milletvekili alaylı bir şekilde DTP ile görüştünüz diyor AKP Millet vekili utanarak bunu saklamaya çalışıyor. Öncelikle CHP millet vekilinin sergilediği bu davranış olgun bir insana yakışmayacak son derece çocukça ve hadsizce bir davranıştı. Sayın vekile DTP ‘’millet’’ vekillerinin de halk tarafından seçildiğini ve aynı konumda olduklarını bilmem hatırlatmaya gerek var mıdır? DTP kimsenin uzak durması gereken bir parti değildir. Bu düşüncede insanlar o mecliste oldukça ‘’Diyalog’’  olmayacak ve diyalogun olmadığı yerde sorun hiçbir zaman çözülemeyecektir.  AKP  milletvekilinin de yaptığı bir o kadar yanlıştı tabi. kimse halkın seçtiği insanlardan utanmamalı ve onlarla görüşmekten çekinmemelidir eğer siz bunu anlayamamışsanız meclis çatısı altında bulunmanız son derece gereksizdir. Bu süreçte bazı insanların takıntı haline getirdiği ‘’kımızı çizgiler’’ aşılmalı ve her ama her kapı çalınabilmelidir eğer bunu yapamayacaksınız kimseye umut dağıtmayın ve kaldığımız yerden devam edelim. Yine ölelim, yine ağlayalım ne de olsa biz alıştık?

Bu açılımları seçim propagandası yapan, kendini sosyal demokrat ilan eden ve günü geldiğinde kendini kenara çekip kemikleşmiş düşüncelerini ileri süren, çağdaş anılıp bütün yeniliklere karşı duran, 2009 yılında bize darbe nostaljileri yaşatan ana muhalefet ile siyaseti yalnızca freni patlamış milliyetçilikle yapan, tartışılamayacak kadar az düşünceye sahip yavru muhalefet iş birliği yapıp; o kadar işkence ve acıdan sonra bugün halen olgun bir siyasetçi çizgisinden kaymayan Sayın Ahmet Türk’ün muhatap alınmasına karşı geliyor… DTP meşru bir partidir ve Eş başkanı Ahmet Türk de Türkiye’nin en önemli siyasetçilerinden biridir, bu partilerin artık bunu kabullenmeleri gerekiyor ki kabullenecek gibi de değiller, zaten onlardan da ancak bu kadar olur!

Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
Yorumu Gönder
Cuma, 28 Ağustos 2009 15:09 tarihinde güncellendi
 

Köşe Yazarları

Hava Durumu

An error occured during parsing XML data. Please try again.

Anketler

Kanireş Ferhengi Nasıl Buldunuz